18 Şubat 2009 Çarşamba

TOHUMLU BİTKİLER I

Normal 0 21 MicrosoftInternetExplorer4

3. Tohumlu Bitkiler

Bu bölümde Açık Tohumlu (Gymnospermae) ve Kapalı Tohumlu (Angiospermae)

bitkiler incelenecektir.

3.1. Açık Tohumlu Bitkilerin (Gymnospermae) Genel Özellikleri

Açık Tohumlu Bitkiler çoğu kez ağaçlar yada ağaççıklar, nadiren çalışeklinde bulu-

nurlar. Tümüyle odunsu olan bu bitkiler genellikle herdem yeşil olup, yaprakları

çoğunlukla iğnemsi, nadiren pulsu yada şeritsi şekildedirler.

Genel olarak kuraklığa dayanıklı ve uzun ömürlüdürler. Odun yapıları Kapalı To-

humlulara göre daha basittir. Bu altbölüme dahil bir grup dışında çiçeklerinde örtü

yaprakları(çanak ve taç yapraklar = periant) bulunmaz. Dişi ve erkek organlarıayrı

çiçekler üzerinde bulunduğundan çiçekleri tek eşeylidir. Erkek ve dişi çiçekler genel

olarak bir eksen üzerinde sarmal olarak toplanarak erkek ve dişi kozalaklarımeyda-

na getirirler.

Erkek ve dişi kozalakların (çiçeklerin) genel yapıları nasıldır?

Erkek kozalaklar (çiçekler) pul yada kalkan biçiminde bir yaprak ile (stamen) alt kı-

sımlarında iki ya da daha fazla çiçek tozu torbasından (polen kesesi) ibarettir ve bir

eksen üzerinde spiral dizilirler. Çiçek tozu keselerindeki polen ana hücrelerinin ma-

yoz bölünme geçirmesi ile kromozom sayılarıyarıya inmişpolenlerin (çiçek tozları)

oluşumu sağlanır. Bu grup bitkilerde bir erkek kozalak bir kaç milyon polen ürete-

bilmektedir (Şekil 3.4.).

Dişi kozalaklar da (çiçekler) genellikle erkek kozalaklara benzerler. Pulsu bir yap-

rak (karpel) ile altında çıplak durumda çoğu kez iki tohum taslağına sahip dişi çiçek-

ler, bir eksen üzerinde sarmal olarak dizilerek dişi kozalakları oluşturur. Bunların

tohum taslakları karpeller tarafından örtülmediğinden tohumları açıkta meydana

gelmektedir. Bu tür çiçeklerde tohum taslakları iyi gelişmiş bir besi dokusuna (nu-

sellus) sahiptir. Bu doku dıştan bir örtü ile sarılarak (integüment), uçta bir polen

çimlenme odacığıve küçük bir kapıcık (mikropil) ile dışarıya açılmaktadır. Nusellu-

sun alt kısmında besleyici bir doku ve bu dokunun altında iki yada daha fazla yu-

murta hücresi bulunmaktadır. Yumurta hücresinin uç kısmında 2-4 hücreli arkego-

nium denilen bir boyun kısmı mevcuttur (Şekil 3.4.).

Tozlaşma nedir ve nasıl olur ?

Tozlaşma erkek kozalaklarda oluşan polenlerin dişi kozalaklardaki yumurta hücre-

lerine ulaşmasıdır. Bu taşınma olayı bitkiler aleminde değişik yollarla olurken, bu

gruptaki bitkilerde rüzgar yoluyla olmaktadır. Rüzgar yoluyla doğrudan doğruya

dişi çiçeklerdeki mikropile ulaşan polenler, polen odacığında çimlenerek, yumurta

hücresine ulaşan sperm çekirdeği ile yumurta hücresini döller ve içinde embriyoyu

taşıyan tohum meydana gelir.

3.2. Açık Tohumlu Bitkilerin (Gymnospermae) Sınıflandırılması

Bitkilerin sınıflandırılmasıyla ilgili önemli prensipleri Ünite 2' de gördünüz.

Bu altbölüme giren bitkiler için Gymnospemae (gymnos=açık, sperma=tohum) teri-

mini ilk kez 1829 yılında Bronqniart kullanmıştır. Gymnosperm ler değişik araştı-

rıcılar tarafından farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır. Ancak bu ünitede Abbayes

ve ark. (1963) sınıflandırmalarıgöz önünde bulundurulmuştur. Buna göre, Gymnos-

permae 3 sınıfa (klassis) ayrılırlar.

Klassis: Cycadopsida

Eski jeolojik devirlerde yaşamış olan bu sınıf üyeleri bugün yalnızca fosil kayıtlar-

dan bilinmektedir. Tohumsuz Bitkilerle, Tohumlu Bitkiler arasında evrimsel olarak

bir geçiş grubu oldukları kabul edilir.

Klassis : Coniferales

Bu sınıfa bağlıen önemli takım (ordo) ve bu takıma bağlıçevremizde üyelerine sıkca

rastlayabileceğimiz iki aileyi (familya) örnek olarak verebiliriz.

Ordo : Coniferopsida

Famiya : Pinaceae (Çamgiller)

Çiçekleri tek evcikli, herdem yeşil ve nadiren yapraklarını döken ağaç yada çalılar-

dır. Yapraklar demetler veya çevresel dizilişte, iğnemsi şekilde olup, reçine kanalla-

rı içerirler. Erkek kozalaklar, Mart ayından itibaren olgunlaşırken, tozlaşma Nisan

ve Mayıs aylarında olmaktadır. Dişi kozalaklar, tozlaşmadan bir yıl sonra olgunla-

şır ve döllenme gerçekleşir. Tohum olgunlaşmasının gerçekleşmesi için de bir yıl

daha geçmesi gerekir. Bu nedenle bu aile üyelerinde aynıanda hem yeni oluşan dişi

kozalaklar, hem yeni döllenmişdişi kozalaklar ve hemde olgunlaşmışdişi kozalak-

lar bulunur. Oluşan tohumların da yapısıve bağlanma şekli türlere göre değişen bir

kanat içerirler. Bu aileye bağlıönemli bazıcins (genus) ve türler (species) şunlardır:

Genus (Cins): Pinus L. (Çam), Ekolojik hoş görülüğü fazla olduğu için genellikle

kuzey yarım küreden tropiklere kadar yayılış gösterirler. Bu cinse ait türler şunlar-

dır: PinusnigraArn. (Kara Çam), P. sylvestrisL. (SarıÇam), P. brutia Ten. (Kızıl Çam).

Diğer cisler ise Cedrus L. (Sedir), Abies L. (Göknar), Picea L. (Ladin) dir.

Famiya: Cupressaceae (Servigiller)

Çiçekleri bir veya iki evcikli, herdem yeşil ağaç veya çalılar. Yapraklarıkarşılıklıdi-

zilişli, pulsu veya iğnemsi biçimdedir. Erkek kozalaklar küçük, uç kısımlarda veya

yaprak koltuklarında küme oluştururlar. Dişi kozalaklar uç kısımlarda veya kısa

sürgünlerin yan tarafındadır. Kozalak yapıları bazı türlerde odunsu, bazı türlerde

deri gibi ya da etli görünümdedir. Dünyanın çeşitli yerlerinde yayılış göstermekle

birlikte ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren iki cinsi vardır. Biri Cupressus L.

(Servi), bu cinsin ülkemizde doğal yayılış gösteren tek türü Cupressus sempervi-

rens L. (Adi Servi) dir. Diğeri ise Juniperus L. (Ardıç) dır. Yaprakları iğne şek-

linde yada odunsudur. Kuzey yarım kürede yayılış gösterirler. Juniperus oxyced-

rusL. (Katran Ardıcı) veJ. excelsaBieb. (Boylu Ardıç) çok yaygın ik ardıç türüdür.

Klassis : Gnetopsida

Gymnospermae' nin son sınıfı olan Gnetopsida sınıfı bitki tarihi ve evrimi açısından

çok önemlidir. Çoğunlukla Gymnospermae karakterleri taşımalarına rağmen odun,

yaprak yapılarındaki farklar, çiçeklerinde basit bir çiçek örtüsüne (Periant) sahip ol-

maları, reçine kanallarıiçermemeleri ve böcekler aracılığıyla tozlaşmaya rastlanma-

sınedeniyle Açık Tohumlu Bitkilerle, KapalıTohumlu Bitkiler arasında geçit formu

oluşturabileceği düşünülmektedir.

Bu bu sınıfa Epherda L. (Deniz üzümü) cinsini örnek olarak verebiliriz.

3.3. KapalıTohumlu Bitkilerin (Angiospermae) Genel Özellikleri

Kapalı Tohumlu Bitkiler evrimsel bakımdan en iyi gelişmiş ve en büyük bitki gru-

budur. Günümüzde yeryüzünde yaklaşık 300.000 Kapalı Tohumlu Bitki üyesi bu-

lunmakla beraber, yeni belirlenen türlerle sayılarıhergün artmaktadır. Bu gruba gi-

ren bitkilerin bir çoğunun kültürüde yapılmakta olup, ekonomik değerleri de fazla-

dır. KapalıTohumlu Bitkiler oluştuklarıandan itibaren başlayarak, diğer bitki grup-

larına oranla çok daha gelişmişözelliklere sahip olmaları, vejetatif (kök, gövde, yap-

rak, vb.) kısımlarının ortam koşullarına uyabilme yeteneklerinin daha fazla olması-

na bağlanmaktadır.

Kapalı Tohumlu Bitkilerin genel yapısal özelliklerine bakıldığında, öncelikle or-

ganları arasında çok iyi bir iş bölümünün olduğu görülür. Bu grup içinde yer alan

bitkilerde tozlaşma ve döllenme güvence altına alınmıştır.

Bundan sonraki bölümleri daha iyi anlayabilmeniz için Ünite 11' deki Tohumlu

Bitkilerin üremesi ve üreme organlarının (çiçek) yapısıyla ilgili bölümü mutlaka

okuyunuz.

3.4. Kapalı Tohumlu Bitkilerin (Angiospermae) Sınıflandırılması

Bu ünitede izleyeceğimiz Angiospermae grubuyla ilgili yapılan sınıflandırma Cron-

quist (1968) sistemine dayanmaktadır. Bu sistem biyolojik bulgulara dayandırılarak

geliştirilmiştir.

Buna göre Kapalı Tohumlu Bitkiler Magnoliopsida (Dicotyledoneae = Çift Çenekli

Bitkiler) ve Liliopsida (Monocotyledoneae = Tek Çenekli Bitkiler) olmak üzere 2

Klassis' e (Sınıfa) ayrılmaktadır.

Klassis : Magnoliopsida (Dicotyledoneae = Çift Çenekli Bitkiler)

Çift çenekli bitkiler odunlu veya odun içermeyen bitkilerdir. Bu gruba giren bitkiler

genel olarak 2 çenek (tohum yaprağı), nadiren 1, 3 veya 4 çenek içerirler. Odunlular-

da ve otsuların çoğunda, kök ve gövde kambiyuma sahip olmasından dolayıikincil

büyüme (enine kalınlaşma) gösterir. Otsu türlerde gövde iletim demetleri açık

(kambiyum içeren), iyi gelişmiş veya nadiren kapalıdır (kambiyum içermeyen).

Yapraklar tipik olarak ağsı damarlı, petiollü ve geniş laminalıdır. Çiçek kısımları

(parçaları) belirgin sayıda olduğu zaman 5, nadiren 4 ve çok az olarakta 3 ve diğer

sayılardadır. Çoğunlukla kaliks (çanak) ve korolla (taç) farklılaşması vardır.

Çevrenizde bulunan Çift Çerekli Bitkelerin çiçeklerinin yapılarınıinceleyiniz.

Bu sınıf sırasıyla Magnoliidae, Hamamelidae, Caryophyllidae, Dileniidae, Rosi-

dae ve Asteridaeolmak üzere 6 Subklassis (Altsınıf) içermektedir. Şimdi bu altsınıf-

lar içerisinde yer alan bazı taksonları öğrenmeye çalışalım.

Subklassis : Magnoliidae

Bu altsınıf çift çenekli bitkilerin en eski ve en ilkel olan grubudur. Açık ve KapalıTo-

humlu bitkiler arasında geçişözelliği göstermesi nedeniyle sistematik bakımdan ol-

dukça önemlidir. Bazı yapısal özellikleri arasında, odunlarında trakelerin bulun-

mayışı, çiçek organlarının sarmal dizilişgöstermesi, periantın perigon şeklini alma-

sı veya hiç bulunmayışı, dişi organın tek karpelli olması, stamenlerin genellikle çok

sayıda, nadiren az sayıda olması, belirgin bir flament anter ayrımıolmamasısayıla-

bilir.

Ayrıca bu grubun üyeleri, eterik yağlar, alkoloid ve tanenli maddeler gibi sekonder

(ikincil) bitkisel maddeleri de içerirler.

Bu altsınıf 8 ordo ve 39 familya içermektedir. Bunlardan çevremizden tanıdığımız

bitki türlerini içeren familyalara örnek olarak, Magnoliaceae (Manolyagiller), Ra-

nunculaceae (Düğünçiçeğigiller), Papaveraceae (Gelincikgiller) verilebilir.

Subklassis : Hamamelidae

Çoğunlukla odunsu bitkilerdir. Çiçekleri çoğunlukla anemogam (rüzgarla tozla-

şan), küçük ve petalsizdir. Sepal ve petal içerdiklerinde küçük ve pulsu yada belir-

sizdir. Kuzey yarım kürenin kurak iklim kuşaklarına adapte olmuşve yaprak döken

ormanlar oluşturmuşlardır. Bu subklassis üyeleri içerdikleri bir takım kimyasal

maddeler bakımından Magnoliidae subklassisinden ayrılmaktadırlar. Bu subklas-

sis 11 ordo, 24 familya ve 3400 tür içermektedir. Bunlardan geniş yayılış alanına sa-

hip bitki türlerini içeren familyalara Platanaceae (Çınargiller), Moraceae (Dutgil-

ler), Urticaceae (Isırgangiller), Juglandaceae (Cevizgiller), Fagaceae (Kayıngiller)

örnek olarak verilebilir.

Subklassis : Caryophyllidae

Diğer iki altsınıfa nazaran daha ileri bir grubu teşkil etmektedir.Çoğunlukla otsu

bitkilerdir. Kurak ve tuzlu ortamlara uyum sağlamışlardır. Ayrıca azotca zengin or-

tamlarda yetişen bitkileri de içerirler. Petalleri var yada yoktur. Stamenler genellikle

iki daire halinde dizilmiş olup, her dairede 5 adet stamene sahiptirler. Bazı türlerde

dışstamen dairesi ortadan kalkarak stamen sayısıazalmıştır. Bu altsınıfın çoğu üye-

lerinde betalsin adı verilen kimyasal maddeler üretilmektedir. Tohum yapılarında

tipik olarak nişasta depo ederler.

Bu altsınıf 3 ordo, 14 familya ve yaklaşık 11.000 türden oluşmuştur. Tanıdığımız ve

yaygın bitki türlerine sahip familyalara örnek olarak, Cactaceae (Kaktüsgiller),

Chenopodiaceae (Kazayağıgiller), Portulaceae (Semizotugiller), Caryophyllaceae

(Karanfilgiller) verilebilir.

Subklassis : Dilleniidae

Çoğunlukla kimyasal olarak tanenli, betalsinsiz ve alkoloidlerce fakirdir. Birkaç fa-

milyası hardal yağlarını içermeleri ile karakteristiktir. Çiçekleri çok petalli, nadiren

petalsiz yada birleşik petallidir. Birleşik petalli olduklarıdurumda ya korolla lopla-

rından daha çok stamen içerirler yada stamenler korolla loplarının karşısında bulu-

nur. Plasentasyon (tohum taslaklarının ovaryuma bağlanma şekilleri) değişik şekil-

lerdedir. Bu altsınıf 13 ordo, 77 familya ve yaklaşık 25.000 tür içermektedir.

Önemli ve tanıyabileceğimiz bitki türlerini içeren familyalara örnek olarak, The-

aceae (Çaygiller), Tiliacea (Ihlamurgiller), Malvaceae (Ebegümecigiller), Viola-

ceae (Menekşegiller), Cucurbitaceae (Kabakgiller), Salicaceae (Söğütgiller), Bras-

sicaceae (Hardalgiller) verilebilir.

Subklassis : Rosidae

Bu altsınıf içerdikleri tür sayısıitibarıyla zengin bir gruptur. Kimyasal bileşikler ola-

rak, çoğunlukla tanenli, seyrek olarak iridoid bileşikleri bazende triterpenoidleri

içerirler. Çiçeklerinde petalleri belirgin, ayrık veya seyrek olarak dipte birleşmiş,

nadiren tüp şeklinde olabilir. Bazen çok indirgenmiş veya hiç olmayabilir. Ovar-

yum diğer çiçek organlarının altında yada üstünde bulunabilir. Stamenleri çok sayı-

da olduğu zaman gelişmelerini dıştan merkeze doğru tamamlarlar. Plasentasyon

çeşitli tiplerde, bileşik ovaryumlarda genellikle eksene bağlı durumdadır.

Rosidae altsınıfı 18 ordo, 114 familya yaklaşık olarak 58.000 türden oluşmakta-

dır. Günlük yaşamımızda kullandığımız birçok ekonomik kullanımı olan türleri de

içermektedir. Familyaları sayısınca Angiosperm lerin en büyük altsınıfıdır . Fa-

kat tür sayısı bakımından bundan sonra göreceğimiz Asteridae ile hemen hemen

aynı büyüklüktedir.

Örnek olarak Rosaceae (Gülgiller), Fabaceae (Leguminosae) (Baklagiller) (Şekil

3.5). Elaeagnaceae (İğdegiller), Punicaceae (Nargiller), Cornaceae (Kızılcıkgiller),

Euphorbiaceae (Sütleyengiller), Vitaceae (Asmagiller), Hippocastanaceae (Atkes-

tanesigiller), Rutaceae (Turunçgiller), Apiaceae (Umbelliferae) (Maydonozgiller)

verilebilir.

Subklassis : Asteridae

Kimyasal olarak çok çeşitli ürünleri, genellikle iridoid bileşikler, alkoloidler, eterik

yağlar, acımaddeler bulunan tıbbi ve zehirli bitki türlerini içeren familyalara sahip-

tir. Çiçeklerde ovaryum, diğer çiçek organlarının altında ya da üstünde olabilir. Ço-

ğunlukla iyi gelişmiş ve gösterişli, nadiren indirgenmiştir. Petaller birleşerek huni

ya da çan biçimini almışlardır. Stamenler corolla tüpüne yapışık, lop sayısı kadar,

apetal (indirgenmiş petal) olup çiçeklerde stamen hiçbir zaman beşden fazla değil-

dir. Stilus bazen ginobaziktir (ovaryumun tabanından çıkan), bazende uç kısımdan

çıkar. Plasentasyon değişik tiplerde ve embriyo çoğunlukla tohuma oranla büyük-

tür. Bu altsınıf 11 ordo, 49 familya ve yaklaşık 56.000 türden oluşur. Bu türlerin 1/ 3 ü

Asteraceae familyasında toplanmıştır.

Örnek olarak başlıca Apocynaceae(Zakkumgiller), Solanaceae(Patlıcangiller), La-

miaceae Labiatae, Ballıbabagiller bu familyaya ait türlerin büyük bir bölümünün

içerdikleri uçucu ve aromatik yağlar nedeniyle ilaç ve parfümeri sanayiinde olduk-

ça ayrı bir yeri vardır.) (Şekil 3.6.)

Oleaceae (Zeytingiller), Scrophulariaceae (Sığırkuyruğugiller), Pedaliaceae (Su-

samgiler), Campanulaceae (Çançiçeğigiller), Rubiaceae (Kökboyasıgiller), Capri-

foliaceae (Hanımeligiller), Asteraceae (Compositae) (Papatyagiller) familyaları sa-

yılabilir.

Klassis : Liliopsida ( Monocotyledoneae = Tekçenekli Bitkiler)

Otsu yada çok nadir olarak odunsu bitkilerdir. Bu grup içindeki bitkilerde embriyo,

tohum çimlenmesi esnasında tohum içinde bulunan besi dokudan, yedek besin

maddesi emebilmek için emeç ödevi gören bir kotiledon (çenek) içermektedir. Bu

çenek, fidecik biraz gelişip yeşil renk kazanarak fotosentez yapabilecek büyüklüğe

gelinceye kadar beslenmeyi sağlamaktadır.

Tek çenekli bitkilerde bitkinin gereksinim duyduğu madde taşınımınısağlayan ile-

tim demetlerinin yapısında kambiyum yapısının bulunmamasınedeniyle sekonder

(ikincil) kalınlaşma da görülmemektedir. Bu tip iletim demetlerine "kapalı kolete-

ral iletim demetleri " denir. Gövde yapısındaki iletim demetleri dağınık biçimde di-

zilmiştir.

Bu gruba dahil olan bitkilerde ana kök kısa sürede ortadan kalkarak yerini ana kö-

kün etrafında gelişen çok sayıda ek köklere (adventif kökler) bırakır. Toprak üstü or-

ganları çiçek durumları dışında dallanmamaktadır. Yaprakları tipik olarak paralel

damarlı, yaprak ayasıçok zayıf petiolsüz (sapsız) dür. Çiçek örtüsü perigon tipinde-

dir. Çiçek kısımları belirgin sayıda olduğunda tipik olarak üçlü, nadiren ikili veya

dörtlü. Bitkilerin çoğu toprak altıyaşamına uyum sağlamışrizom, yumru, soğan gi-

bi yer altı organlarına sahiptirler. Bu tür bitkilere genel olarak geofitler denir. Çi-

çekleri genellikle sepalden türevlenen nektaryumlar (balözü bezi) içermektedir.

Liliopsida 5subklassis içermektedir. Alismatidae, Arecidae, Commelinidae, Zingi-

beridae ve Liliidae.

Subklassis : Alismatidae

Değişik özelliklerdeki sulak ya da bataklık alanlarda yetişen otsu bitkilerdir. Yap-

raklarıbasit almaşlı, nadiren karşılıklıdizilişli, paralel damarlı, genişayalıveya aya-

sız olabilir. Çiçekleri geniş ve gözalıcı görünümden, çok küçükten belirgin olmaya-

na kadar değişen yapıdadır.

Bu subklassis 4 ordo, 16 familya ve 500 kadar tür içerir.

Subklassis : Arecidae

Otsu, çalı, ağaç ve sarılıcıbitkileri içerir. Tropik ve subtropik bölgelerde yayılışgös-

terir. Çiçekler çok sayıda ve genellikle küçüktür. İki seride , üç tepallidir. Yapraklar

almaşlı dar ve paralel damarlıdan, geniş ve ağsı damarlıya kadardır. Meyva üzüm-

sü yada etli veya kuru eriksi tiptedir.

Bu altsınıf 4 ordo, 5 familya ve 5.600 kadar türden oluşmuştur. Örnek olarak Areca-

ceae (Palmae) (Palmiyegiller), Araceae (Yılanyastığıgiller), Lemmaceae (Sumerci-

meğigiller) verilebilir.

Subklassis : Commelinidae

Çoğunlukla otsu, seyrek olarak odunsu bitkilerdir. Karasal, nadiren suculdurlar.

Yapraklar sarmal, tabanda, paralel damarlı çoğunlukla kınlıdırlar. Çiçekleri genel-

likle iki eşeyli veya tek eşeyli, küçük görünümlüdür. Periant ilkel familyalarda üçlü-

dür; sepal ve petal ayrımı belirgindir. Gelişmiş familyalarda ise indirgenmiştir.

Ovaryumları üst durumludur. Besi doku büyük ve nişasta depo etmiştir. Tozlaşma

anemogamdır. Meyva çoğunlukla kuru, nadiren etlidir.

Bu altsınıf 7 ordo, 16 familya ve yaklaşık olarak 15.000 türü içermektedir. Tanıdığı-

mız bazı türleri içeren familyalara Juncaceae (Hasırotugiller), Cyperaceae (Papü-

rüsgiller), Poaceae (Gramineae) (Buğdaygiller), Typhaceae (Sukamışıgiller) örnek

olarak verilebilir. Bunlardan özellikle Poaceae (Buğdaygillerin) önemi büyüktür

(Şekil 3.7). Meyvası nişasta bakımından zengin olan bu familya üyelerinin bir çoğu

tahıl bitkisi olarak kullanılır. Ayrıca şeker ve yağ içeren türleri de vardır.

Öte yandan hayvanlar açısından büyük değer taşıyan çayır ve meraların önemli bit-

kileri bu familyaya aittir. Kozmopolit olan bu familya 9000 kadar tür içermektedir.

Subklassis : Zingiberidae

Nadir olarak basit, dalsız gövdeli küçük ağaçlar yada epifit ( başka bitkiler üzerinde

yaşayan bitki) otsu bitkilerdir. Çiçekleri genellikle iki yada tek eşeyli, göz alıcı, bü-

yük ve parlak renklidir. Sepal ve petaller üçer adet serbest yada bileşiktir. Stamenler

iki dairede üçer olmak üzere 6 adettir.

Bu altsınıf 2 ordo, 9 familya ve yaklaşık olarak 3000 türden oluşmaktadır.

Örnek familyalar olarak Musaceae (Muzgiller) ve Zingiberaceae (Zencefilgiller)

verilebilir.

Subklassis : Liliidae

Bazıları epifit nadiren sucul genellikle karasal (rizom, yumru veya soğanlı) geofit

otsulardır. Çiçekleri büyük ve göz alıcı renklidir. Çiçek örtüsü perigon şeklinde, 2

serili ve her seride 3 tepal yaprağıiçermektedir. Çoğunlukla sepal nektaryumludur.

Yapraklar alternat nadiren karşılıklı veya dairesel, dar paralel damarlı, kenarları

dar, dişli veya hafif parçalıdır. Ginekeum 3 karpelli ve 1 pistillidir. Stamenler 1, 3 ve-

ya 6 tanedir. Meyva genellikle kapsüladır.

Liliidae subklassisi 2 ordo, 19 familya ve yaklaşık 21.000 tür içermektedir. Örnek

olarak Liliaceae (Zambakgiller), Iridaceae (Süsengiller) ve Orchidaceae (Salep-

giller) familyalarıverilebilir. Ancak türlerinin 4/5 inden fazlasıLiliaceaeve Orchi-

daceae familyalarında toplanmıştır.

Özet

Bitkiler Alemi, Sporlu Bitkiler olarak tanınan Algler, Karayosunları, Eğreltiler ile Tohumlu

Bitkilerden meydana gelmektedir. Fotosentezle ekolojik dengede temel rol oynadıklarından

bitkiler canlılar dünyasında önemli yere sahiptirler.

Bu ünitenin ilk bölümünde Yeşil, Kahverengi, Altın Sarısıve KırmızıAlglerin bölüm (divi-

sio) özellikleri, yayılış alanları ele alınmıştır. Karasal hayata geçişin öncüleri olan ve bilinen

kara bitkilerinin en ilkelleri olan karayosunlarıkısaca tanıtılmıştır. Tohumsuz (Sporlu Bitki-

lerin) en gelişmişgrubu olarak değerlendirilen Eğrelti Otlarının da genel özellikleri üzerinde

durulmuştur.

İkinci bölümünde ise, bitkiler aleminin en büyük bölümünü oluşturan Tohumlu Bitkilerin

(Spermatophyta), tohumlarının oluşma şekline göre ayrılan alt bölümleri Açık Tohum-

lu Bitkiler (Gymnospermae) ve Kapalı Tohumlu Bitkiler (Angiospermae)' in özellikle-

rine değinilmiştir. Bu bölüme ait sınıfların önemli özellikleri ve ülkemizde yayılış gösteren

familyaları verilmiştir. Açık Tohumlu Bitkilerin Cycadopsida, Coniferopsida, Gnetop-

sida sınıflarına ayrıldıkları ve evrimsel olarak Eğreltilerle, Kapalı Tohumlu Bitkiler arasın-

da geçit oluşturdukları ifade edilmiştir.

Kapalı Tohumlu Bitkilerin ise, bugün yeryüzünde 300.000 üyesinin bulunmakla birlikte

Magnolopsida (Dicotyledoneae = Çift Çenekli Bitkiler) ve Liliopsida (Monocotyledo-

neae = Tek Çenekli Bitkiler) olmak üzere iki sınıfa ayrıldıkları belirtilmiştir.

Değerlendirme Soruları

1. Konjugasyonla üreyen algler hangi sınıfta yer alırlar ?

A. Chlorophyta

B. Phaeophyta

C. Conjugatophyceae

D. Rhodophyceae

E. Pteridophyta

2. Aşağıdakilerden hangisi Musci sınıfının bir özelliği değildir ?

A. Sporofit döl gametofit üzerinde parazit değildir.

B. Vejetatif üremeleri gemmalarla gerçekleşir.

C. İlkel stomaları vardır.

D. Döllenme için suya ihtiyaç duyulur.

E. Sporlar spor kapsüllerinde oluşturulur.

3. Eğrelti otlarında hangi yaprak tipleri görülür?

A. Tallus ve kormus

B. Sporangium ve trofofil

C. Kozalak ve petal

D. Sepal ve petal

E. Sporofil ve trofofil

4. Çiçek yapıları kozalak şeklinde olan bitkiler aşağıda adı geçen gruplardan

hangisi içerisinde yer alırlar

A. Cryptogamae

B. Angiospermae

C. Thallophyta

D. Gymnospermae

E. Kormophyta

5. Bir çok türü tahıl bitkisi olarak kullanılan Poaceae (buğdaygiller) familyası

hangi sınıf içerisinde yer almaktadır.

A. Cycadopsida

B. Coniferopsida

C. Magnoliopsida

D. Gnetopsida

E. Liliopsida

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder